Devlet taşınmazları internete taşındı

Milli Emlak otomasyon projesi kapsamında, kamuya ait bütün gayrimenkullerin takibi internet ortamında yapılabilecek. Projenin 2002 sonuna dek tamamlanması öngörülüyor. Halen uygulanan proje ile Hazine taşınmazlarının sayısı yüzde 40 arttı.

11 Temmuz— Devlete ait bütün taşınmaz mallar, en geç önümüzdeki yıl tümüyle bilgisayar ortamında takibe alınacak. Maliye Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğü'nün “Milli Emlak Otomasyon Projesi (MEOP)” bugün düzenlenen bir brifing ile basına tanıtıldı. Milli Emlak Genel Müdürü Halit Demir, yaptığı açıklamada “Türkiye'nin en büyük ve örnek projelerinden birisi” olarak nitelediği projenin halen 42 il ve ilçede uygulamaya girdiğini, bu yıl sonunda ya da 2002 içinde ülkenin bütün bölgelerinde hayata geçirilmiş olacağını açıkladı. Demir, Dünya Bankası, danışman firma, yerli-yabancı uzman ve özel şirket desteği olmadan tamamen kurum elemanları eliyle yürütülen proje ile devletin sahibi olduğu gayrimenkulleri bilgisayar ortamında izleme imkanı elde ettiğini ifade etti.

Halit Demir, söz konusu proje ile hazineye ait taşınmazların satışı, kira ve tahsis, irtifak hakları, kamu konutları, satınalma ve kamulaştırma, imar ve terk, bedelsiz devir, uluslararası emlak, mülkiyet, idari dava, onarım, takdir ve tevzi ve diğer işlemlerin elektronik ortamda takip edildiğini vurguladı.
       
PROJENİN MALİYETİ 15 MİLYON $
       Dünya Bankası'nın örnek uygulamalarına göre 150 milyon dolar dolayında bir kaynağı gerektiren proje, 15 milyon dolara tamamlanacak. 1996'da başlayan proje çerçevesinde şu ana kadar 11 milyon dolarlık harcama yapıldı.
       MEOP ile tapu taramasına gidildi ve mevcut bilgiler güncelleştirildi. 41 ilde taşınmaz mal bilgi bankası kuruldu ve şu ana kadar taşınmaz mal sayısı yüzde 40 oranında artırıldı. Kamu konutlarında oturan kişilerin takibi, kira ve tahsilat kontrolleri de kısa sürede yapılabilme olanağına kavuşuldu.
       Daha önce sadece il sınırları içinde duyurulabilen kira ve satış ihalelerinin internet üzerinden herkese duyurulması sağlandı. İmar değişiklikleri, parselasyon çalışmalarından dolayı meydana gelebilecek taşınmaz mal değişiklikleri daha hızlı güncelleştirilerek, Hazine'nin uğradığı kayıpların önüne geçilmesi imkanı yaratıldı. Aynı şekilde sözleşmesi bitenler ile ödemesini yapmayanlara anında ulaşılması mümkün kılındı.
       
ARAZİLERE TALEP AZ
       Bu arada projeye ilişkin verilen brifingte Türkiye'nin yüzde 30'unun kadastro görmediği ve mevcut bilgilerin de güncel olmadığı belirtildi.
       Bu nedenle Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü'nün yeniden kadastro çalışması yapması gerektiği belirtilirken, ülkemizdeki mevcut mülkiyet ilişkileri sonucunda tapu otomasyonunun da büyük önem kazandığına dikkat çekildi.
       Türkiye'de halen 700 çeşit taşınmazın bulunduğu kaydedilen brifingte, günümüzde hazine arazilerinin satışının talebin az olması nedeniyle istenen ölçüde gerçekleştirilemediği de belirtildi.
       
SATIŞ HEDEFİ HENÜZ YOK
       Gazetecilerin sorularını da yayıtlayan Milli Emlak Genel Müdürü Halit Demir, hazine arazilerinin satışı konusunda bir hedef vermediklerini belirtti. Devlete ait taşınmazları satmanın özel sektörden daha zor olduğunu vurgulayan Demir, şöyle devam etti:
       “Çünkü bu işi diğer kamu kuruluşları ile koordineli götürmek zorundasınız. Üzerinde kültür varlığı var mı, yok mu kontrol edeceksiniz. Yine üzerinde başka kuruluşların bir projesi olabilir, ona da bakacaksınız. Orada mera veya imar çalışması yapılabilir, bunu araştıracaksınız. Bunların hepsi tespit edilecek. Devlet, istediği taşınmazı, istediği şekilde satamaz. Bu da satışları düşüren bir süreç ama bu satışları artırmanın yolunu arıyoruz. Artıracağız da.”
       Genel Müdür Demir, proje ile gecekondu sayısının sağlıklı şekilde saptanıp saptanamayacağı sorusunu yanıtlarken de, bu tür yerlerin kendileri açısından işgalci niteliği taşıdığını belirtti.
       Yasa gereği bunlardan ecrimisil (işgaliye) alınması gerektiğini kaydeden Demir, “Kaç gayrimenkulden ecrimisil aldığımıza bakarsak, belki bu yönde bir sayıya ulaşabiliriz ama o da tam sağlıklı olmaz. Zira, bir kısmı üzerinde belki çadır kurulmuştur. Yine çiftçiye devri yönünde yasal düzenleme olan tarım arazileri de bu statüde görülüyor” dedi.